crushed” in Turkish

ezilmişparamparça olmuşmahvolmuş (duygusal olarak)

Definition

'Crushed', çok güçlü bir baskı sonucu bir şeyin parçalanıp şeklinin bozulması veya birinin duygusal olarak çok kötü hissetmesi anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle sıfat olarak kullanılır: 'crushed ice', 'crushed tomatoes'. Duygu anlatırken 'I was crushed' çok derin bir üzüntüyü belirtir; basit bir üzülmekten daha güçlüdür. 'Crush'ı (aşık olmak) ile karıştırmayın.

Examples

The can was crushed under the car tire.

Kutu kutu kutu kutusunun **ezildi**.

We put crushed ice in the drink.

İçeceğe **ezilmiş** buz koyduk.

She felt crushed after the test results.

Sınav sonuçlarından sonra kendini tamamen **mahvolmuş** hissetti.

I was crushed when they said I didn't get the job.

İşe alınmadığımı söylediklerinde **mahvolmuştum**.

The box arrived crushed, so I asked for a replacement.

Kutu **ezilmiş** geldi, bu yüzden değişim istedim.

He looked absolutely crushed after the breakup.

Ayrılıktan sonra tamamen **mahvolmuş** görünüyordu.