crowding” in Turkish

kalabalıksıkışıklık

Definition

Çok fazla insan veya eşyanın küçük bir alana toplanıp mekanı rahatsız edecek kadar dolu hale getirmesi durumudur. Diş sıkışıklığı gibi durumlar için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Tıp, şehir yaşamı veya sosyal bağlamlarda sık kullanılır ('metroda crowding', 'dişlerde crowding'). 'crowded' ile karıştırılmamalıdır.

Examples

Dental crowding makes it hard to clean your teeth.

Dişlerdeki **sıkışıklık** diş temizliğini zorlaştırır.

The crowding at the concert was worse than I expected.

Konserdeki **kalabalık** beklediğimden fazlaydı.

Because of classroom crowding, students have to share desks.

Sınıfta **kalabalık** olduğu için öğrenciler masaları paylaşmak zorunda kalıyor.

My dentist said crowding might be why my teeth look uneven.

Dişçim, dişlerdeki **sıkışıklık** nedeniyle dişlerimin düzgün görünmediğini söyledi.

Too much crowding can cause stress.

Aşırı **kalabalık** stres yaratabilir.

There is crowding on the train every morning.

Her sabah trende **kalabalık** oluyor.