croak” in Turkish

vaklamakboğuk sesle konuşmak

Definition

Genellikle kurbağaların çıkardığı derin ve boğuk sesi tanımlar. İnsanlar için ise hasta, yorgun veya ses kısıklığı olduğunda çıkan boğuk sesi de ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

En çok kurbağa sesi için kullanılır. İnsanlar için şaka veya olumsuz bir tonda, genellikle sesi kısıldığında veya hastayken kullanılır. İngilizce 'croak out' bir şeyi boğuk sesle söylemek demektir.

Examples

My throat is so dry, I can barely croak out a greeting.

Boğazım o kadar kuru ki, neredeyse bir selamı bile **boğuk** bir şekilde çıkaramıyorum.

The frog began to croak loudly at night.

Kurbağa geceleyin yüksek sesle **vaklamaya** başladı.

She tried to speak, but only managed to croak a few words.

Konuşmaya çalıştı ama sadece birkaç kelimeyi boğuk sesle **söyleyebildi**.

When he is sick, his voice always croaks.

Hastayken sesi her zaman **boğuklaşır**.

The old man’s voice croaked as he told his story.

Yaşlı adam hikayesini anlatırken sesi **boğuklaştı**.

Did you hear that frog croak by the pond just now?

Az önce göletin yanında kurbağanın **vakladığını** duydun mu?