“cripple” in Turkish
Definition
Birinin vücuduna veya yeteneklerine ciddi zarar vermek ya da bir şeyin işlevini veya etkinliğini büyük ölçüde sınırlandırmak. İnsanlar için kullanıldığında aşağılayıcıdır.
Usage Notes (Turkish)
İnsanlar için 'cripple' kelimesini kullanmak aşağılayıcıdır; 'engelli' ifadesi tercih edilmelidir. Ancak sistemler veya şehirler için ciddi işlev kaybını anlatırken kullanılır. Genellikle resmi ve haber dilinde yer alır.
Examples
The disease can cripple a person's muscles.
Bu hastalık bir kişinin kaslarını **felç edebilir**.
Heavy snow crippled the city for days.
Yoğun kar, şehri günlerce **işlevsiz bıraktı**.
Cyber attacks can cripple a country's infrastructure.
Siber saldırılar bir ülkenin altyapısını **felç edebilir**.
He was crippled by fear and unable to move.
Korkudan **hareketsiz kaldı**, hareket edemedi.
The power outage totally crippled the hospital's operations.
Elektrik kesintisi hastanenin faaliyetlerini tamamen **işlevsiz bıraktı**.
The accident left him crippled for life.
Kaza onu ömür boyu **sakat bıraktı**.