“conviction” in Turkish
Definition
Bir şeyin doğru olduğuna güçlü bir inanç; ayrıca bir kişinin suçlu olduğuna dair mahkeme kararı.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik yaşamda, akademik ve siyaset alanlarında 'with conviction' gibi kalıplarla geçer. Hukuki bağlamda ise 'criminal conviction' veya 'fraud conviction' ifadelerinde görülür. 'confidence' (özgüven) ile karıştırılmamalı; bu kelime, sarsılmaz inanç veya yargıya vurgu yapar.
Examples
His conviction that education matters never changed.
Eğitimin önemli olduğuna dair onun **inancı** hiç değişmedi.
She spoke with conviction during the meeting.
Toplantıda **inançla** konuştu.
You can tell she has real conviction when she talks about climate change.
İklim değişikliği hakkında konuşurken gerçekten **inançlı** olduğu belli oluyor.
The court announced his conviction last week.
Mahkeme geçen hafta onun **mahkumiyetini** açıkladı.
He said it with such conviction that everyone believed him.
O kadar büyük bir **inançla** söyledi ki herkes ona inandı.
A past conviction can make it harder to find a job.
Geçmişteki bir **mahkumiyet** iş bulmayı zorlaştırabilir.