contemplating” in Turkish

düşünmek (derinlemesine)kafa yormak

Definition

Bir konu, fikir ya da kararı dikkatlice ve uzun süre boyunca derinlemesine düşünmek.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok ciddi, önemli kararlar veya derin düşünceler için kullanılır. 'contemplating life', 'contemplating my future' gibi ifadelerle sıkça geçer; sıradan düşünceler için tercih edilmez.

Examples

She was contemplating her future after graduation.

Mezuniyetten sonra geleceğini **düşünüyordu**.

I am contemplating a change in my career.

Kariyerimde bir değişikliği **düşünüyorum**.

He sat by the window, contemplating the rain.

O, pencere kenarında oturup yağmuru **düşünüyordu**.

I've been contemplating whether I should move to another city.

Başka bir şehre taşınmalı mıyım diye uzun zamandır **düşünüyorum**.

She spent the weekend contemplating what happiness really means.

Hafta sonunu gerçek mutluluğun ne anlama geldiğini **düşünerek** geçirdi.

Honestly, I’m still contemplating your offer—it’s a big decision.

Açıkçası hala teklifini **düşünüyorum**—bu büyük bir karar.