“contain” in Turkish
Definition
Bir şeyin içinde bir nesne ya da unsurun bulunması ya da bir şeyin parçası olması anlamına gelir. Ayrıca tehlikeli bir durumu veya duyguyu kontrol etmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle içerik, malzeme veya bilgi için kullanılır. Parça listelemede 'include' daha uygundur. İnsanlar için günlük konuşmada pek kullanılmaz; 'yangını kontrol altına almak' gibi durumlarda yaygındır.
Examples
This medicine contains sugar.
Bu ilaç **şeker içerir**.
This bottle contains water.
Bu şişe **su içermektedir**.
The box contains old photos.
Kutu **eski fotoğrafları içeriyor**.
The firefighters managed to contain the fire before it spread.
İtfaiyeciler yangın yayılmadan önce onu **kontrol altına alabildiler**.
The report contains some useful tips for new teachers.
Bu rapor yeni öğretmenler için bazı faydalı ipuçları **içeriyor**.
I could barely contain my excitement when I got the news.
Haberi alınca heyecanımı **kontrol etmekte** zorlandım.