“confiscate” in Turkish
Definition
Yetkili kişiler tarafından genellikle ceza olarak veya yasak olduğu için bir şeyi resmî olarak almak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle polis, okul veya gümrük gibi otoriteler tarafından resmî durumlarda kullanılır. 'Take away'den daha resmîdir; normal ödünç alma veya kaldırmalar için kullanılmaz.
Examples
The teacher confiscated my phone during class.
Öğretmen, derste telefonumu **el koydu**.
Customs officers can confiscate illegal goods at the airport.
Gümrük memurları havaalanında yasa dışı malları **el koyabilir**.
If you break the rules, they might confiscate your skateboard.
Kuralları bozarsan, kaykayına **el koyabilirler**.
The police showed up and confiscated all the fake IDs from the party.
Polis gelip partideki tüm sahte kimliklere **el koydu**.
My parents confiscated my game console because I didn't finish my homework.
Ödevimi bitirmediğim için ailem oyun konsolumu **el koydu**.
The school has a strict policy—they'll confiscate any cigarettes they find.
Okulun katı bir politikası var—buldukları her sigaraya **el koyacaklar**.