“confess” in Turkish
Definition
Yanlış, yasa dışı veya utanılacak bir şeyi kabul etmek; bazen de kişisel duyguları açıklamak veya dini olarak günah çıkarmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'confess to...' kalıbıyla kullanılır. 'Admit'ten daha ciddi ve duygusaldır; genellikle suçluluk veya gizlilik içerir.
Examples
He confessed that he broke the window.
O, pencereyi kırdığını **itiraf etti**.
She confessed her love to him.
Ona aşkını ona **itiraf etti**.
The man went to church to confess his sins.
Adam günahlarını **itiraf etmek** için kiliseye gitti.
I have to confess, I didn't understand the ending of that movie at all.
**İtiraf etmeliyim** ki, o filmin sonunu hiç anlamadım.
After hours of questioning, he finally confessed to stealing the money.
Saatlerce sorgulandıktan sonra, sonunda parayı çaldığını **itiraf etti**.
Okay, I confess—I ate the last piece of cake.
Tamam, **itiraf ediyorum**—son pastayı ben yedim.