concealed” in Turkish

gizlisaklanmış

Definition

Başkalarının görememesi veya bulamaması için saklanmış ya da gizlenmiş. Genellikle nesneler, bilgiler veya duygular için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'hidden'dan daha resmidir ve genelde yazılı/teknik bağlamlarda kullanılır: 'concealed weapon', 'concealed truth'. Nesne, bilgi veya duygu gizlemek için yaygın; insanlar saklanırken pek kullanılmaz.

Examples

She found a concealed door behind the bookshelf.

Kitaplığın arkasında **gizli** bir kapı buldu.

He kept a concealed note in his wallet.

Cüzdanında **gizli** bir not sakladı.

The treasure was concealed under the old floorboards.

Hazine eski tahtaların altında **gizlenmişti**.

He wore a concealed microphone during the interview.

Röportaj sırasında **gizli** bir mikrofon takıyordu.

Her true feelings remained concealed from everyone.

Gerçek hisleri herkesden **gizli** kaldı.

Some animals have concealed nests to protect their eggs.

Bazı hayvanların yumurtalarını korumak için **gizli** yuvaları olur.