“conceal” in Turkish
Definition
Bir şeyi gizlemek veya saklamak, başkalarının bilmemesi için özellikle çaba harcamak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ya da ciddi ortamlarda kullanılır. 'Silah gizlemek', 'delil gizlemek' gibi kalıplarla görülür. 'Saklamak' ile karşılaştırıldığında daima daha ciddi bir vurgu yapar.
Examples
He tried to conceal the evidence from the police.
Polisten delilleri **gizlemeye** çalıştı.
She used makeup to conceal the scar on her face.
Yüzündeki yara izini **gizlemek** için makyaj yaptı.
It's hard to conceal your emotions when you're angry.
Sinirliyken duygularını **gizlemek** zordur.
The suspect was charged with concealing a firearm without a permit.
Şüpheli, ruhsatsız ateşli silah **gizlemekten** suçlandı.
Despite her calm exterior, she couldn't conceal the tremor in her voice.
Sakin görünüşüne rağmen sesindeki titremeyi **gizleyemedi**.
The company was accused of deliberately concealing safety data from regulators.
Şirket, denetleyicilerden güvenlik verilerini kasten **gizlemekle** suçlandı.