compelled” in Turkish

zorunda kalmışmecbur

Definition

Bir kişinin kurallar, baskı ya da güçlü bir duygu nedeniyle başka seçeneği olmadan bir şeyi yapmak zorunda hissetmesi.

Usage Notes (Turkish)

'Compelled' kelimesi ciddi ve resmi durumlarda kullanılır; günlük işler için pek kullanılmaz. 'Compelled to' ve 'compelled by' ile birlikte görülür ve 'obliged'a göre daha güçlü bir baskı anlatır.

Examples

The movie was so moving that I felt compelled to write a review.

Film o kadar etkileyiciydi ki yorum yazmak **zorunda kaldım**.

After hearing his side of the story, I wasn't compelled to believe him.

Onun hikayesini dinledikten sonra, inanmak **zorunda kalmadım**.

She felt compelled to tell the truth.

O, gerçeği söylemek **zorunda kaldı**.

He was compelled by the rules to leave the building.

Kurallar gereği binadan ayrılmak **zorunda kaldı**.

I feel compelled to help when I see someone in trouble.

Biri zor durumda olunca yardım etmek **zorunda hissediyorum**.

She didn't want to apologize, but social pressure compelled her.

O, özür dilemek istemiyordu ama sosyal baskı onu **mecbur bıraktı**.