comatose” in Turkish

komatözbaygın (tıbbi olarak)

Definition

Kişinin derin bir bilinçsizlik hali; genellikle hastalık ya da yaralanma nedeniyle uyanamaması durumu. Bazen de çok yorgun veya tepkisiz olanlar için abartılı şekilde kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Tıbbi bir terimdir; bazen espriyle aşırı yorgunluk veya tepkisizlik için de kullanılır. 'Koma' (isim) veya 'katatonik' ile karıştırmayın.

Examples

The patient was comatose after the accident.

Kaza sonrası hasta **komatöz** durumdaydı.

He lay comatose in the hospital bed.

Hastane yatağında **komatöz** halde yatıyordu.

Sorry I didn’t answer—after that double shift, I was basically comatose all weekend.

Cevap vermediğim için üzgünüm—o çift vardiyadan sonra tüm hafta sonu neredeyse **komatöz** gibiydim.

After the surgery, she remained comatose for days.

Ameliyattan sonra günlerce **komatöz** kaldı.

He looked so comatose during class that the teacher asked if he was feeling alright.

Ders sırasında o kadar **komatöz** görünüyordu ki, öğretmen iyi olup olmadığını sordu.

Honestly, after that huge meal, I felt comatose for the rest of the afternoon.

Gerçekten o büyük yemekten sonra öğleden sonranın kalanında kendimi **komatöz** hissettim.