“clattering” in Turkish
Definition
Sert cisimlerin birbirine çarpmasıyla oluşan yüksek ve sürekli ses. Genellikle metal eşyalar veya tabak çanak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tabak, çatal-bıçak veya metal gibi sert eşyaların çıkardığı gürültülü ses için kullanılır. 'clattering noise' gibi ifadelerde geçer. Yumuşak nesneler için kullanılmaz.
Examples
The plates made a clattering sound on the table.
Tabaklar masada **takırtı** sesi çıkardı.
We heard a clattering in the kitchen.
Mutfakta bir **takırtı** duyduk.
The old cart moved with a clattering noise.
Eski araba **takırtı** sesiyle ilerledi.
There was a clattering of silverware as everyone started eating.
Herkes yemek yemeye başlayınca çatal bıçaklarda bir **takırtı** oldu.
She dropped the pans, and there was a sudden clattering.
O tavaları düşürdü ve bir anda **takırtı** oldu.
The clattering from the construction site kept me awake all night.
İnşaat alanından gelen **takırtı** beni bütün gece uyanık tuttu.