clanking” in Turkish

şakırtımetal sürtünme sesi

Definition

Ağır metal parçalarının çarpışmasıyla oluşan yüksek, keskin ve tekrarlayan ses.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle zincir, makine veya zırh gibi ağır metal seslerinde kullanılır. Daha narin metal sesleri için 'clinking' kullanılır.

Examples

There was a constant clanking under the car after we drove over that bump.

O tümsekten geçtikten sonra arabada sürekli bir **şakırtı** vardı.

"What’s that clanking?" she whispered, looking nervously at the door.

"Bu **şakırtı** ne?" diye fısıldadı kapıya endişeyle bakarak.

We heard the clanking of chains in the basement.

Bodrumda zincirlerin **şakırtısı**nı duyduk.

The old factory was full of loud clanking sounds.

Eski fabrika yüksek **şakırtı** sesleriyle doluydu.

The knight’s armor made a clanking noise as he walked.

Şövalyenin zırhı yürürken **şakırtı** çıkardı.

All night, I kept waking up to the clanking of pipes in the wall.

Tüm gece, duvardaki boruların **şakırtısı** ile uyanıp durdum.