chuckle” in Turkish

kıkırdamakhafifçe gülmek

Definition

Bir şeyin hafifçe komik veya eğlenceli olması durumunda, sessizce veya kendi kendine yapılan hafif gülmek.

Usage Notes (Turkish)

'Kıkırdamak' ya da 'hafifçe gülmek', yüksek sesle ya da çok belli olmayacak şekilde gülmeyi ifade eder. Genellikle 'kendi kendine' şeklinde kullanılır. Şiddetli ya da sesli kahkahalar için uygun değildir.

Examples

He chuckled at the joke.

Şakaya **kıkırdadı**.

She couldn't help but chuckle when she saw the puppy.

Yavru köpeği görünce **kıkırdamadan** edemedi.

The teacher chuckled at the student's answer.

Öğretmen, öğrencinin cevabına **kıkırdadı**.

He chuckled to himself as he read the funny text.

Komik mesajı okurken kendi kendine **kıkırdadı**.

"Nice try," she chuckled, shaking her head.

"Güzel deneme," diye **kıkırdadı** ve başını salladı.

We both chuckled remembering that crazy day.

O çılgın günü hatırlarken ikimiz de **kıkırdadık**.