“chestnut” in Turkish
Definition
Kestane, dikenli kabuğu olan kahverengi ve yenilebilen bir yemiştir. Aynı zamanda kırmızımsı kahverengi bir renk ya da çok eski, klişe bir fıkra veya hikaye anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yemiş veya renk ("chestnut saç") olarak kullanılır. At kestanesi (conker) yenilmez ve zehirlidir, karıştırmayın. Bir şaka veya hikaye için 'chestnut' denirse eski ve sıkıcı anlamı taşır.
Examples
We collected chestnuts in the forest.
Ormanda **kestane** topladık.
That old joke is a real chestnut.
O eski şaka tam bir **kestane**.
I roasted some chestnuts for a snack.
Atıştırmalık olarak biraz **kestane** közledim.
The horse has a beautiful chestnut coat.
Atın çok güzel bir **kestane rengi** postu var.
My grandmother makes the best chestnut soup every winter.
Büyükannem her kış en güzel **kestane** çorbasını yapar.
Her hair is a rich chestnut color that shines in the sun.
Saçının **kestane rengi** güneşte parlıyor.