“cheek” in Turkish
Definition
Yanak, gözlerin altındaki yüzün yumuşak kısmıdır. İngiliz İngilizcesinde argo olarak küstahlık veya yüzsüzlük anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yüzün bir bölgesi için kullanılır; 'yanağa öpücük' ifadesinde olduğu gibi. 'What a cheek!' ifadesiyle Britanya İngilizcesinde küstahlık anlatılır. 'Çene' veya 'çene kemiği' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The baby has soft cheeks.
Bebeğin **yanakları** yumuşacık.
She kissed him on the cheek.
Onu **yanaktan** öptü.
He touched his cheek after the fall.
Düştükten sonra **yanağını** tuttu.
She had the cheek to laugh after arriving an hour late.
Bir saat geç geldi, üstüne üstlük bir de **yüzsüzce** güldü.
I walked into the meeting with lipstick on my cheek and nobody told me.
Toplantıya **yanağımda** rujla girdim, kimse bana söylemedi.
What a cheek—he asked me to pay for his lunch.
Ne **yüzsüzlük**—benden yemeğinin parasını istedi.