“casualties” in Turkish
Definition
Savaş, kaza veya felakette ölen veya yaralanan kişiler. Bazen zorlu bir durumdan olumsuz etkilenen insanlar ya da şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle haber ve resmi açıklamalarda kullanılır. Sadece ölümler değil, yaralananları da kapsar. Bazen mecaz anlamda istenmeyen sonuçlardan olumsuz etkilenenleri de anlatır.
Examples
The storm caused several casualties in the village.
Fırtına köyde birkaç **can kaybı**na neden oldu.
The report said there were no casualties after the fire.
Rapor, yangından sonra hiç **can kaybı** olmadığını söyledi.
Thankfully, the crash looked worse than it was, and there were only minor casualties.
Neyse ki kaza göründüğünden daha kötü değildi ve sadece hafif **yaralılar** vardı.
The mayor asked the media not to speculate about casualties until officials confirmed the numbers.
Belediye başkanı, yetkililer sayıları doğrulayana kadar medya **can kaybı** hakkında spekülasyon yapmasın dedi.
The soldiers helped move the casualties to safety.
Askerler **yaralıları** güvenli bir yere taşımaya yardım etti.
When the company cut jobs, long-time employees became the first casualties.
Şirket işten çıkarmalar yapınca, uzun süre çalışanlar ilk **kurbanlar** oldu.