burning” in Turkish

yananyanan (acı için)şiddetli (duygu/soru için)

Definition

Bir şeyin ateşle yanması, ısı, alev veya güçlü bir acı hissetmesi ya da çok yoğun bir duygu, istek veya acil bir konuyu ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'burning' fiziksel ateş, 'burning pain' için yanıcı/yanan acı, 'burning desire' için yoğun arzu anlamında kullanılır. Kullanım alanına dikkat edin.

Examples

The house is burning.

Ev **yanıyor**.

I felt a burning pain in my hand.

Elimde **yanan** bir acı hissettim.

There is a burning smell in the kitchen.

Mutfakta **yanan** bir koku var.

She has a burning desire to prove everyone wrong.

Onu kanıtlamak için **şiddetli** bir arzuya sahip.

Okay, the burning question is: who forgot to book the tickets?

Peki, **yanan** soru şu: biletleri kim almayı unuttu?

My eyes were burning after staring at the screen all day.

Bütün gün ekrana bakınca gözlerim **yanıyordu**.