“bulletproof” in Turkish
Definition
Kurşunları geçirmeyen; mermilerden etkilenmeyen. Mecazi olarak, eleştirilemeyen veya hatasız, son derece sağlam olan şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Kurşun geçirmez yelek/cam/araç' doğrudan anlamda kullanılır. Mecazi olarak 'kurşun geçirmez plan/kanıt/savunma' gibi mükemmel veya güvenli şeyler için söylenir. 'Bulletproof coffee' belirli bir kahve tarifidir.
Examples
Her alibi is bulletproof — she was on camera the entire evening.
Onun alibisi **kurşun geçirmez** — akşam boyunca kameradaydı.
No plan is completely bulletproof, but this one comes close.
Hiçbir plan tamamen **kurşun geçirmez** değildir, ama bu oldukça yakın.
He felt bulletproof in his twenties, taking risks no sane person would consider.
Yirmili yaşlarında kendini **kurşun geçirmez** hissediyor, kimsenin düşünemeyeceği riskler alıyordu.
The president's car has bulletproof windows.
Cumhurbaşkanının arabasında **kurşun geçirmez** camlar var.
Make sure your argument is bulletproof before presenting it.
Sunumdan önce argümanın **kurşun geçirmez** olduğundan emin ol.
Police officers wear bulletproof vests for protection.
Polisler korunmak için **kurşun geçirmez** yelek giyerler.