bridge” in Turkish

köprü

Definition

Köprü, bir nehir, yol veya başka bir engelin üzerinden geçiş sağlamak için yapılan yapıdır. Ayrıca, iki şeyi veya insanları birbirine bağlayan ya da aralarındaki anlaşmayı kolaylaştıran anlamda da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle fiziksel yapı olarak kullanılır. 'Bridge the gap' gibi deyimlerde, aradaki farkı kapatmak veya bağlantı kurmak anlamına gelir. Fiil halinde, iki şeyi birbirine bağlamak için kullanılır.

Examples

We walked across the bridge to the other side of the river.

Nehirden karşıya geçmek için **köprü**den yürüdük.

The old bridge is made of stone.

Eski **köprü** taştan yapılmıştır.

A small bridge connects the park and the school.

Küçük bir **köprü**, park ile okulu birbirine bağlıyor.

We need someone who can bridge the gap between the design team and the engineers.

Tasarım ekibiyle mühendisler arasında **köprü** olacak birine ihtiyacımız var.

Her bilingual skills helped bridge the conversation between the two families.

Çift dilli yeteneği, iki aile arasındaki sohbeti **köprü**yle sağladı.

The new community center is meant to be a bridge between generations.

Yeni toplum merkezi, nesiller arasındaki bir **köprü** olmayı amaçlıyor.