bow” in Turkish

eğilmekselam vermekfiyonkyay (ok atmak için)

Definition

Başınızı ya da üst bedeninizi öne eğmek, genellikle saygı göstermek için yapılan hareket. Aynı zamanda süs amaçlı fiyonk veya ok atmaya yarayan eğik bir silah anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Hangi anlamda kullanıldığı cümleye göre değişir. 'bow your head' için başınızı eğmek gerekir, 'hair bow' ise saç için kullanılan fiyonk demektir. İngilizcede telaffuz farklılığı da mevcut.

Examples

She wore a pink bow in her hair.

Saçında pembe bir **fiyonk** vardı.

The students bowed to the teacher.

Öğrenciler öğretmene **eğildiler**.

He used a bow to shoot an arrow.

O, ok atmak için bir **yay** kullandı.

At the end of the show, the actors came out to bow.

Gösterinin sonunda oyuncular çıkıp **selam verdi**.

You don’t need to bow to every opinion just to keep people happy.

Herkesi memnun etmek için her fikre **eğilmek** zorunda değilsin.

That gift box needs a bigger bow on top.

O hediye kutusunun üstüne daha büyük bir **fiyonk** gerekli.