“bossing” in Turkish
Definition
Başkalarına gereksiz veya rahatsız edici şekilde emir vermek; aşırı otoriter davranmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'bossing around' ifadesiyle geçer; olumsuz, samimi konuşmalarda kullanılır. Resmi makamlar için uygun değildir.
Examples
Stop bossing your little brother around.
Küçük kardeşini **emir vermekten** vazgeç.
She was tired of her friends bossing her all day.
Arkadaşlarının bütün gün ona **emir vermesinden** sıkıldı.
My teacher doesn't like students bossing each other.
Öğretmenim öğrencilerin birbirine **emir vermesini** istemiyor.
He's always bossing people around like he owns the place.
Sürekli insanlara **emirler yağdırıyor**, sanki buranın sahibiymiş gibi.
I can't stand her constant bossing—it's exhausting.
Onun sürekli **buyurganlığına** katlanamıyorum—çok yorucu.
If you keep bossing everyone, nobody will want to work with you.
Eğer herkese **emir yağdırmaya** devam edersen, kimse seninle çalışmak istemez.