bossing” in Korean

거들먹거리며 지시하기명령조로 굴기

Definition

Başkalarına sık sık ve gereksiz yere emirler verme veya yönlendirme davranışı. Bu genelde rahatsız edici ve istenmeyen bir tavırdır.

Usage Notes (Korean)

Genelde 'bossing around' ifadesiyle karşılaşılır, resmî patron anlamında değil, istenmeyen veya aşırı kontrol için kullanılır.

Examples

Stop bossing your little brother around.

Küçük kardeşine **emir vermeyi** bırak.

She was tired of her friends bossing her all day.

Arkadaşlarının bütün gün **emir vermesinden** yoruldu.

My teacher doesn't like students bossing each other.

Öğretmenim öğrencilerin birbirine **emir vermesini** sevmiyor.

He's always bossing people around like he owns the place.

Sürekli insanlara **emir veriyor**, sanki buranın sahibiymiş gibi.

I can't stand her constant bossing—it's exhausting.

Onun sürekli **emir vermesine** dayanamıyorum—çok yorucu.

If you keep bossing everyone, nobody will want to work with you.

Eğer herkese **emir vermeye** devam edersen, kimse seninle çalışmak istemez.