blushing” in Turkish

yüzü kızarmak

Definition

Utanmak, sıkılmak veya mahcubiyet hissettikten sonra yüzün kendiliğinden kızarmasına denir. Genellikle duygusal bir tepki olarak ortaya çıkar.

Usage Notes (Turkish)

Fiziksel yorgunluk veya sıcaklıktan dolayı oluşan kızarma için kullanılmaz. Duygusal anlarda daha yaygındır.

Examples

She started blushing when the teacher praised her.

Öğretmen onu övünce **yüzü kızardı**.

He is blushing because he made a mistake.

Hata yaptığı için **yüzü kızarıyor**.

The blushing child hid behind his mother.

**Yüzü kızaran** çocuk annesinin arkasına saklandı.

You could see him blushing even in the dark room.

Karanlık odada bile onun **yüzünün kızardığını** görebiliyordun.

I tried to compliment her, but she was already blushing and couldn't respond.

Ona iltifat etmeye çalıştım ama o zaten **yüzü kızarmıştı** ve cevap veremedi.

Talking about her crush always leaves her blushing for a few minutes.

Aşık olduğu kişiden bahsetmek, onu birkaç dakika **yüzü kızarmış** halde bırakıyor.