“blush” in Turkish
Definition
Utanma, çekingenlik veya heyecan sebebiyle yüzün kızarmasıdır; ayrıca makyajda kullanılan pembe ton veya allığı ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla fiil olarak kullanılır, utançtan ya da hafif duygudan kızarmak için uygundur. 'Blush', allık (makyaj) olarak isim de olabilir. Kızgınlık için kullanılmaz.
Examples
She always blushes when someone compliments her.
Biri onu övdüğünde o her zaman **kızarır**.
He started to blush after making a mistake.
Hata yaptıktan sonra **kızarmaya** başladı.
Sometimes people blush when they feel shy.
Bazen insanlar utandıklarında **kızarır**.
I could feel myself blush as everyone stared at me.
Herkes bana bakınca **kızardığımı** hissettim.
She wears a soft pink blush to give her cheeks some color.
Yanaklarına renk katmak için yumuşak pembe **allık** sürüyor.
Don’t tease him—he’ll blush in front of everyone!
Onu kızdırma—herkesin önünde **kızarır**!