“blew” in Turkish
Definition
'Blow' fiilinin geçmiş zaman hali; hava üflemek, rüzgârın bir şeyi hareket ettirmesi veya para harcamak anlamında (gayriresmî) kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hava ve hareket tariflerinde sıkça kullanılır ('The wind blew hard', 'My hat blew away'). Konuşmada 'blew all my money' çok para harcamak anlamında. 'blew up', 'blew it' gibi kalıplar farklı anlamlardadır.
Examples
He blew on the soup to cool it down.
Çorbayı soğutmak için **üfledi**.
The wind blew the door open.
Rüzgar kapıyı **çarparak açtı**.
My paper blew away in the park.
Parkta kağıdım **uçup gitti**.
I blew all my cash on concert tickets.
Tüm paramı konser biletlerine **harcadım**.
The storm blew through town last night.
Fırtına dün gece kasabadan **geçti**.
I can't believe I blew my chance like that.
Böyle bir şansı **kaçırdığıma** inanamıyorum.