bless” in Turkish

kutsamak

Definition

Birinin ya da bir şeyin korunması, yardımı veya iyilik görmesi için Tanrı’dan veya kutsal bir güçten dilekte bulunmak. Ayrıca bir duruma iyilik ya da özel değer katmak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla dini ifadelerde kullanılır: 'God bless you', 'bless this food', 'the priest blessed the baby'. Birinin hapşırmasından sonra da 'Bless you' denir. 'Bless his heart' gibi ifadeler sıcak ya da eski moda gelebilir. 'Bless', 'praise' (“övmek”) ile karıştırılmamalıdır.

Examples

The priest blessed the baby at the church.

Rahip kilisede bebeği **kutsadı**.

Before dinner, my grandmother blessed the food.

Büyükannem akşam yemeğinden önce yemeği **kutsadı**.

May God bless your family.

Tanrı ailenizi **kutsasın**.

She always blesses herself before getting on a plane.

Uçağa binmeden önce daima kendini **kutsar**.

When I sneezed, the man next to me said, 'Bless you.'

Ben hapşırınca yanımdaki adam '**Çok yaşa**' dedi.

Oh, bless you for helping me carry these boxes.

Bu kutuları taşımama yardım ettiğin için sana **kutsama diliyorum**. (Teşekkür anlamında)