“blackmail” in Turkish
Definition
Şantaj, birinin gizli ya da utanç verici bilgisini açıklamakla tehdit ederek para almak veya istediğini zorla yaptırmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yasal ve olumsuz bir anlam taşır; 'şantaj yapmak', 'birini şantajla tehdit etmek' şeklinde kullanılır. Normal ikna yöntemlerinden farklı olarak tehdit içerir. Bazen esprili olarak 'duygusal şantaj' denir.
Examples
The police arrested a man for blackmail.
Polis bir adamı **şantaj** nedeniyle tutukladı.
This is not a joke; it is blackmail.
Bu bir şaka değil; bu **şantaj**.
He tried to blackmail her with old photos.
Eski fotoğraflarla onu **şantaj** yapmaya çalıştı.
She said he was using guilt to blackmail her into staying.
O, suçluluk duygusunu kullanarak onu kalmaya **şantaj** yaptığını söyledi.
If anyone tries to blackmail you, go straight to the police.
Eğer biri sana **şantaj** yapmaya çalışırsa hemen polise git.
They thought they could blackmail him, but he refused to give them anything.
Onu **şantaj** yapabileceklerini sandılar ama o hiçbir şey vermedi.