“bind” in Turkish
Definition
Bir şeyi sıkıca bağlamak veya birleştirmek; ayrıca bir kişiyi hukuki veya ahlaki olarak zorunlu hale getirmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel olarak bağlama, soyut olarak ise hukuki veya ahlaki bir zorunluluğu belirtir ('be bound by'). 'Bind to' bağlantı için kullanılır. Resmi veya teknik konularda yaygındır.
Examples
Please bind the books together with this string.
Lütfen kitapları bu ip ile **bağla**.
The contract will bind you for two years.
Sözleşme sizi iki yıl boyunca **bağlayacaktır**.
The glue will bind the pieces together.
Yapıştırıcı parçaları bir arada **tutacaktır**.
Friendship can bind people from very different backgrounds.
Arkadaşlık çok farklı geçmişlerden insanları **birleştirebilir**.
You can’t bind him to a promise he never made.
Verdiği bir söz olmadığı sürece onu bir şeye **bağlayamazsın**.
Sometimes old traditions bind a community closely together.
Bazen eski gelenekler bir topluluğu sıkı şekilde **birleştirir**.