bequeath” in Turkish

vasiyet etmek

Definition

Öldükten sonra mal, para veya değerli bir şeyi vasiyetle birine bırakmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle vasiyet ve yasal belgelerde resmi şekilde kullanılır. 'bequeath property' gibi kalıplarla sık geçer. Hayattayken yapılan bağışlar için kullanılmaz.

Examples

She will bequeath her jewelry to her daughters.

Mücevherlerini kızlarına **vasiyet edecek**.

My grandfather bequeathed his house to my mother.

Dedem evi anneme **vasiyet etti**.

The artist bequeathed his paintings to a museum.

Sanatçı tablolarını müzeye **vasiyet etti**.

In his will, Mr. Lee bequeathed everything to charity.

Bay Lee vasiyetinde her şeyi hayır kurumuna **vasiyet etti**.

They were surprised to learn their aunt had bequeathed them her vintage car.

Teyzelerinin klasik arabasını onlara **vasiyet ettiğini** öğrenince şaşırdılar.

You can’t bequeath what you don’t own.

Sahip olmadığın bir şeyi **vasiyet edemezsin**.