“balance” in Turkish
Definition
Denge, farklı kısımların eşit, dengeli veya doğru oranda olduğu bir durumdur. Ayrıca bir hesaptaki kalan parayı veya bir şeyi dengede tutma işini de ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Hem isim hem fiil olarak çok yaygındır. 'Dengenizi koruyun', 'banka bakiyesi', 'iş-yaşam dengesi', 'bir şeyi bir nesnenin üstünde dengelemek' gibi kalıplarda kullanılır. 'Adalet' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
I checked my bank balance this morning.
Bu sabah banka **bakiyemi** kontrol ettim.
Can you balance the box on the chair?
Kutuyu sandalyenin üstünde **dengeleyebilir** misin?
She lost her balance and almost fell.
Dengesini kaybetti ve neredeyse düşüyordu.
I'm trying to find a better balance between work and family.
İş ve aile arasında daha iyi bir **denge** bulmaya çalışıyorum.
The meal was nice, but the flavors didn't really balance.
Yemek güzeldi ama lezzetler tam olarak **dengede** değildi.
Take a second to balance the pros and cons before you decide.
Karar vermeden önce artıları ve eksileri **değerlendir**.