badgering” in Turkish

ısrarla rahatsız etmebaşının etini yeme

Definition

Birine sürekli sorular sormak veya taleplerde bulunarak rahatsız etmek ya da baskı yapmak.

Usage Notes (Turkish)

Hukuki ya da gayriresmi durumlarda kullanılır ('stop your badgering'). Sadece soru sormaktan çok, sürekli baskı ve rahatsızlık anlamı taşır.

Examples

Her badgering made him confess the truth.

Onun **ısrarla rahatsız etme**si, adamın gerçeği itiraf etmesine neden oldu.

The lawyer's badgering upset the witness.

Avukatın **ısrarla rahatsız etme**si tanığı üzdü.

I wish you would stop badgering me about my homework.

Keşke ödevim hakkında bana **ısrarla rahatsız etme**yi bıraksan.

He kept badgering me until I agreed to help him move.

Taşınmasına yardım etmemi kabul edene kadar bana **başının etini yeme**ye devam etti.

Stop your badgering—I'll answer when I'm ready.

**Israrla rahatsız etme**yi bırak—hazır olunca cevap vereceğim.

Her constant badgering finally paid off, and she got the answer she wanted.

Onun sürekli **ısrarla rahatsız etme**si sonunda işe yaradı ve istediği cevabı aldı.