“aura” in Turkish
Definition
Bir kişi, yer veya şeyi çevrelediği düşünülen özel bir his veya özellik anlamına gelir. Bazen canlıların çevresindeki görünmez enerji alanını da anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Hem günlük hem de spritüel bağlamda kullanılır. Günlük dilde kişinin veya ortamın yaydığı 'hava' gibi kullanılır; mistik anlamda ise görünmez bir enerji alanına işaret eder. 'mysterious aura', 'calm aura' gibi kalıplarla kullanılır.
Examples
She has a peaceful aura that makes everyone calm.
Onun öyle huzurlu bir **aura**sı var ki, herkes rahatlıyor.
The old castle had a mysterious aura.
Eski kalenin gizemli bir **aura**sı vardı.
Many believe that the aura can show your emotions.
Birçok kişi, **aura**nın duygularını gösterebileceğine inanır.
He walked into the room with such a strong aura that everyone noticed him.
Odaya öyle güçlü bir **aura** ile girdi ki, herkes onu fark etti.
Some people claim to see colors in a person’s aura.
Bazı insanlar, bir kişinin **aura**sında renkler görebildiklerini iddia ediyor.
The café had a warm aura that made me want to stay all afternoon.
Kafede insanı bütün öğleden sonra kalmak isteyeceği sıcak bir **aura** vardı.