“anger” in Turkish
Definition
Haksızlık, acı veya hayal kırıklığı karşısında hissedilen güçlü hoşnutsuzluk veya öfke duygusu. Sessizce geçebilir ya da çok yoğun hissedilebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sayılmaz; genel olarak 'öfke' şeklinde kullanılır, 'bir öfke' denmez. Yaygın örnekler: 'öfke hissetmek', 'öfkeyle', 'bir şeye öfke'. 'Öfke', günlük 'kızgın' veya 'üzgün'den daha güçlü ve resmidir.
Examples
His face showed anger after the argument.
Tartışmadan sonra yüzünde **öfke** vardı.
She spoke with anger in her voice.
Sesinde **öfke** vardı.
He felt anger when he heard the news.
Haberi duyunca **öfke** hissetti.
I could hear the anger in his reply, even over text.
Cevabında, yazışmada bile, **öfke**yi hissedebildim.
She took a deep breath instead of reacting in anger.
**Öfkeyle** tepki vermek yerine derin bir nefes aldı.
A lot of his anger came from feeling ignored for years.
Onun **öfkesinin** çoğu, yıllarca görmezden gelinmekten kaynaklandı.