“anecdotes” in Turkish
Definition
Gerçek yaşanmış olaylardan alınan kısa ve genellikle eğlenceli hikayelerdir; bir noktayı anlatmak veya eğlendirmek için paylaşılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle çoğul ve resmiyetten uzak konuşmalarda kullanılır. 'Paylaşmak', 'anlatmak', 'toplamak' gibi fiillerle birlikte görülür. 'Hikaye' ya da sadece 'fıkra' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
My grandfather loved telling anecdotes about his childhood.
Dedem, çocukluğuna dair **anekdotlar** anlatmayı çok severdi.
The teacher shared some funny anecdotes to start the class.
Öğretmen, derse başlamak için birkaç eğlenceli **anekdot** paylaştı.
The meeting dragged on until someone offered a few anecdotes and lightened the mood.
Toplantı uzadıkça uzadı, biri birkaç **anekdot** anlattı ve ortam yumuşadı.
We laughed at his clever anecdotes during dinner.
Akşam yemeğinde onun zekice **anekdotları** ile güldük.
She always has a few anecdotes up her sleeve to break the ice.
Ortamı yumuşatmak için onun her zaman birkaç **anekdotu** var.
His book is full of personal anecdotes that make it very relatable.
Kitabı, okunabilirliğini artıran birçok kişisel **anekdot** ile dolu.