“advising” in Turkish
Definition
Birine ne yapması gerektiği konusunda öneriler, tavsiyeler veya rehberlik sunma işi.
Usage Notes (Turkish)
‘Yardım etmek’ veya ‘göstermek’ten daha resmidir. Eğitim, iş veya hukukta yaygın: 'advising students', 'advising clients' gibi. Samimi öneriler için kullanılmaz.
Examples
The teacher is advising her students on which courses to take.
Öğretmen, öğrencilerine hangi dersleri almaları gerektiği konusunda **danışmanlık** yapıyor.
The professor is known for advising students on career choices as well as academics.
Profesör, öğrencilere sadece akademik konularda değil kariyer seçimlerinde de **danışmanlık** yapmasıyla tanınıyor.
During meetings, she spends time advising the team.
Toplantılarda, zamanını ekibe **danışmanlık** yapmaya harcıyor.
My job involves advising customers about our products.
İşim, müşterilere ürünlerimiz hakkında **danışmanlık** yapmayı da kapsıyor.
She's always advising me to save more money, but I never listen.
O her zaman bana daha fazla para biriktirmemi **tavsiye ediyor**, ama hiç dinlemiyorum.
After years of advising, he decided to open his own consultancy.
Yıllarca **danışmanlık** yaptıktan sonra kendi danışmanlık şirketini kurmaya karar verdi.