"sweep in" in Turkish
Definition
Bir yere hızlı, kendinden emin veya dramatik bir şekilde girmek, genellikle güçlü bir izlenim bırakmak anlamındadır. Ayrıca aniden gelmek ve kontrolü ele almak veya dikkat çekmek de olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayri resmi ifadelerde kullanılır; enerjiyle, dramatik veya otoriter şekilde içeri girme anlamı taşır. 'she sweeps in' örneğinde olduğu gibi. 'Süpürmek' anlamıyla karıştırılmamalı.
Examples
The principal swept in and everyone went quiet.
Müdür **hızla içeri girdi** ve herkes sessizleşti.
She sweeps in like a movie star at every party.
O, her partide bir film yıldızı gibi **hızla içeri girer**.
The wind swept in through the open window.
Rüzgar açık pencereden **hızla içeri girdi**.
He loves to sweep in and steal the spotlight.
O, **hızla içeri girip** ilgi odağı olmayı sever.
A group of reporters swept in as soon as the doors opened.
Kapılar açılır açılmaz bir grup muhabir **hızla içeri daldı**.
We were just talking when our boss swept in and changed the mood.
Sadece konuşuyorduk ki patronumuz **hızla içeri girdi** ve ortam değişti.