"sear" in Turkish
Definition
Yiyeceğin, özellikle de etin, dış yüzeyini yüksek ısıda hızla kızartmak ya da yakmak. Lezzetli bir kabuk oluşturmak için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla yemek pişirirken kullanılır, örnek: 'sear a steak' (bifteği mühürlemek). Mecazi olarak 'beynime kazındı' anlamında da kullanılır.
Examples
Heat the pan before you sear the chicken.
Tavuğu **mühürlemeden** önce tavayı ısıt.
The fire seared her skin.
Alevler onun tenini **yaktı**.
It is important to sear the meat quickly.
Eti hızlıca **mühürlemek** önemlidir.
The chef likes to sear steaks to lock in the juices.
Şef, suyunu hapsetmek için biftekleri **mühürlemeyi** sever.
The memory of that day was seared into my mind.
O günün anısı zihnime **kazındı**.
Don't move the meat until it has seared properly.
Et düzgünce **mühürlenene** kadar kıpırdatma.