Herhangi bir kelime yazın!

"schlepping" in Turkish

sürüklemektaşımak (ağır/isteksizce)

Definition

Ağır veya taşınması zor bir şeyi isteksizce ve zorlanarak taşımak ya da sürüklemek. Genellikle samimi ve esprili bir şekilde kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi yazışmalarda kullanılmaz; daha çok gündelik ve espirili sohbetlerde, yorucu ya da sıkıcı işlerden yakınırken tercih edilir.

Examples

She was schlepping heavy groceries up the stairs.

O, ağır market poşetlerini merdivenlerden yukarı **sürüklüyordu**.

I'm tired of schlepping all these boxes around.

Bu kadar çok kutuyu oradan oraya **sürüklemekten** yoruldum.

He spent all morning schlepping furniture into the new apartment.

O, bütün sabah boyunca mobilyaları yeni daireye **sürükledi**.

We were schlepping through the rain with our bags, totally soaked.

Yağmurda tamamen sırılsıklam bir halde çantalarımızı **sürükleyerek yürüdük**.

He's always schlepping his laptop everywhere he goes.

O, nereye gitse laptopunu mutlaka **taşıyor**.

After a long day of schlepping kids around town, I need a break.

Bütün gün çocukları şehirde **sürükledikten** sonra dinlenmeye ihtiyacım var.