Herhangi bir kelime yazın!

"push against" in Turkish

karşı itmekkarşı koymak

Definition

Bir şeye karşı fiziksel güç uygulamak veya mecaz anlamda bir şeye direnmek ya da karşı koymak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle fiziksel bir hareketi ('duvara karşı itmek') ifade eder; ama bazen mecazi anlamda ('kurallara karşı koymak') da kullanılır. 'Push against'ten sonra her zaman bir nesne gelir. 'Push' tek başına bu anlamı karşılamaz.

Examples

Please push against the door to open it.

Lütfen kapıyı açmak için **karşı itin**.

The tree was so heavy that we had to push against it together.

Ağaç o kadar ağırdı ki, onu birlikte **karşı itmek** zorundaydık.

He used his shoulders to push against the box.

Kutuyu **karşı itmek** için omuzlarını kullandı.

Sometimes, you have to push against things you don't agree with.

Bazen katılmadığın şeylere **karşı koyman** gerekir.

My car was stuck, so a friend came to help me push against it from behind.

Arabam sıkıştı, bu yüzden bir arkadaşım gelip arkasından **karşı itmeye** yardımcı oldu.

When everyone was tired, only Tom had energy left to push against the crowd.

Herkes yorulduğunda, yalnızca Tom kalabalığa **karşı itmek** için enerjisi vardı.