"pinprick" in Turkish
Definition
İğne veya sivri bir şeyin oluşturduğu küçük delik ya da hafif acı; mecazi olarak ise çok küçük veya önemsiz bir şeyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iğne batması gibi küçük acılar veya küçük delikler için kullanılır. Mecazi olarak çok önemsiz veya küçük şeyler anlatılır. 'pinprick of light' ifadesi küçük bir ışık noktasını tanımlar.
Examples
I felt a pinprick on my finger when I touched the needle.
İğneye dokununca parmağımda bir **iğne batması** hissettim.
There was a tiny pinprick of blood on his arm.
Kolunda küçük bir **iğne batması** kadar kan vardı.
The light looked like a pinprick in the dark sky.
Işık, karanlık gökyüzünde bir **iğne batması** gibiydi.
After the shot, all I felt was a little pinprick, nothing more.
Aşıdan sonra sadece küçük bir **iğne batması** hissettim, başka bir şey yoktu.
Don’t worry, the pain will just be a quick pinprick.
Endişelenme, acı sadece hızlı bir **iğne batması** olacak.
At night, the stars are just tiny pinpricks of light overhead.
Geceleri yıldızlar, yukarıda küçük **iğne batması** gibi parıldar.