"blend in" in Turkish
Definition
Etrafındakilerle benzer şekilde davranıp görünerek dikkat çekmemek ya da göze batmamak.
Usage Notes (Turkish)
‘Blend in with the crowd’ ifadesi, kalabalıkta dikkat çekmemek anlamında sık kullanılır. Görsel olarak da kullanılabilir ('blend in with the background'). Genelde günlük konuşmada tercih edilir ve 'stand out' ile zıt anlamdadır.
Examples
She tried to blend in at her new school.
Yeni okulunda **uyum sağlamaya** çalıştı.
The brown bird blends in with the tree bark.
Kahverengi kuş, ağaç kabuğuna **karışıyor**.
He wears grey clothes to blend in with the crowd.
Kalabalığa **karışmak** için gri kıyafetler giyiyor.
If you don't want attention, just blend in and act normal.
Dikkat çekmek istemiyorsan, sadece normal davran ve **uyum sağla**.
It's hard to blend in when everyone else knows each other.
Herkes birbirini tanırken **uyum sağlamak** zordur.
His quiet personality helps him blend in anywhere he goes.
Sessiz kişiliği, nereye gitse **uyum sağlamasına** yardım ediyor.