"kludges" in Turkish
Definition
Çabukça, eldeki kısıtlı imkanlarla yapılan, genellikle uzun ömürlü olmayan geçici ve dağınık çözümler.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılım ve teknik alanlarda, gayriresmî olarak kullanılır. 'Hack'ten daha dağınık ya da kısa vadeli çözüm anlamı taşır.
Examples
We used several kludges to keep the computer running last night.
Dün gece bilgisayarı çalışır tutmak için birkaç **geçici çözüm** kullandık.
The machine is full of old kludges that make repairs difficult.
Makine eski **geçici çözümlerle** dolu, bu da tamiri zorlaştırıyor.
His program works, but it's just a bunch of kludges.
Programı çalışıyor ama sadece bir sürü **geçici çözüm**ten ibaret.
The project is held together by a series of weird kludges, so I'm worried it'll break.
Proje bir dizi tuhaf **geçici çözüm**le birleşmiş, bu yüzden bozulmasından endişeliyim.
After hours of work, all we had were some messy kludges to show for it.
Saatlerce çalıştıktan sonra elimizde sadece birkaç dağınık **geçici çözüm** vardı.
Sometimes, those quick kludges end up lasting much longer than planned.
Bazen, bu hızlı **geçici çözümler** planlanandan çok daha uzun süre dayanır.