"double down on" in Turkish
Definition
Bir işi yaparken zorluk ya da eleştiriyle karşılaşınca, çabanızı ya da kararlılığınızı daha da arttırmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmiyetten uzak, iş ve siyasette sıkça kullanılır. 'double down on marketing' gibi kullanımı yaygındır. Vazgeçmemek anlamı taşır.
Examples
After the team lost, the coach decided to double down on training.
Takım kaybedince antrenör, antrenmanlara **daha fazla çabalamaya** karar verdi.
She chose to double down on her studies for the final exams.
Final sınavlarına hazırlanırken derslerine **daha fazla çabalamayı** seçti.
The company plans to double down on customer service this year.
Şirket bu yıl müşteri hizmetlerinde **daha fazla çabalamayı** planlıyor.
Even after criticism, the manager decided to double down on his approach.
Eleştiriden sonra bile, yönetici kendi tutumuna **daha fazla çabalamaya** karar verdi.
When the project got tough, they just doubled down on their efforts rather than quitting.
Proje zorlaştığında, vazgeçmek yerine çabalarını **arttırdılar**.
If sales keep dropping, the boss will probably double down on the new strategy.
Satışlar düşmeye devam ederse patron muhtemelen yeni stratejiye **daha fazla çabalayacaktır**.