"vacating" in Turkish
Definition
Bir yeri, odayı veya pozisyonu başkası ya da başka bir amaç için boş bırakmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve hukuki ifadelerde ('boşaltmak', 'pozisyonu terk etmek') kullanılır. Sıradan ayrılmak anlamında kullanılmaz.
Examples
We are vacating the apartment tomorrow morning.
Yarın sabah daireyi **boşaltıyoruz**.
Please make sure you are vacating the room by 11 a.m.
Lütfen saat 11’e kadar odayı **boşalttığınızdan** emin olun.
The company is vacating its old office building.
Şirket eski ofis binasını **boşaltıyor**.
After vacating her position, she moved to a new city for another job.
Pozisyonunu **terk ettikten** sonra başka bir iş için yeni bir şehre taşındı.
They’re vacating the premises by the end of the week as required.
Hafta sonuna kadar gereği gibi mekanı **boşaltıyorlar**.
I’ll handle the paperwork for vacating the lease, don’t worry.
Kira sözleşmesini **boşaltma** işini ben hallederim, merak etme.