"rudderless" in Turkish
Definition
Dümeni olmayan; aynı zamanda yönlendirici veya amacı olmayan kişi ya da grubu tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle liderlik veya net bir yön eksikliği için mecaz anlamda kullanılır. Gemiler ve tekneler için gerçek anlamda geçerlidir.
Examples
The boat was rudderless in the middle of the sea.
Tekne denizin ortasında **dümeni olmayan** şekildeydi.
After their leader quit, the team felt rudderless.
Liderleri ayrıldıktan sonra ekip **yönsüz** hissetti.
He wandered through life feeling rudderless.
Hayatında **yönsüz** bir şekilde dolaşıyordu.
Without a plan, the project quickly became rudderless and stalled.
Bir plan olmadan, proje hızla **yönsüz** hale geldi ve duraksadı.
Ever since college ended, I’ve felt a bit rudderless about my future.
Üniversite biteli beri geleceğim konusunda biraz **yönsüz** hissediyorum.
Sometimes, a rudderless period in life leads you to unexpected opportunities.
Bazen yaşamda **yönsüz** bir dönem, beklenmedik fırsatlara yol açar.