"quell" in Turkish
Definition
Bir protesto, korku ya da kargaşa gibi olumsuz bir şeyi devam etmesini veya büyümesini engelleyerek durdurmak.
Usage Notes (Turkish)
'quell' resmi ve genellikle haber, tarihsel ya da resmi metinlerde 'violence', 'fear', 'uprising' gibi kelimelerle beraber kullanılır. Günlük küçük olaylara uygun değildir.
Examples
The police tried to quell the protest.
Polis protestoyu **bastırmaya** çalıştı.
She took deep breaths to quell her anxiety.
Derin nefes aldı, endişesini **yatıştırmak** için.
The government acted quickly to quell the unrest.
Hükümet, kargaşayı **bastırmak** için hızlıca harekete geçti.
Music can sometimes help quell nervous feelings before a big test.
Müzik, büyük bir sınavdan önceki gerginliği bazen **bastırmaya** yardımcı olabilir.
The mayor promised to quell fears about public safety after the incident.
Belediye başkanı, olay sonrası kamu güvenliğiyle ilgili korkuları **bastıracağına** söz verdi.
It took hours to quell the fire that broke out in the factory.
Fabrikada çıkan yangını **bastırmak** saatler sürdü.