Type any word!

"lugs" in Turkish

kulak (mekanik parça)zahmetle taşımak

Definition

'Kulak', bir nesnenin tutma, bağlama veya sabitleme amaçlı küçük çıkıntısı ya da sapıdır. Fiil olarak ise, ağır bir şeyi güçlükle taşımak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

İsim hali genellikle teknik ve mekanik bağlamlarda (ör: saat kulakları) kullanılır. Fiil hali samimidir ve sıkıntılı/ağır bir şeyi taşımak anlamında kullanılır, insanlar için kullanılmaz.

Examples

My watch has two metal lugs for the strap.

Saatimin kayışı için iki metal **kulak** var.

He lugs the heavy boxes up the stairs.

O, ağır kutuları merdivenlerden **taşıyor**.

The bag has strong lugs on each side.

Çantanın her iki yanında sağlam **kulaklar** var.

She always lugs her giant backpack around campus.

O, kampüs boyunca dev çantasını hep **taşır**.

I had to lug my suitcase across the city in the rain.

Yağmurda valizimi şehrin öbür ucuna **zorla taşıdım**.

The mechanic said the bike’s lugs need to be cleaned regularly.

Tamirci, bisikletin **kulaklarının** düzenli temizlenmesi gerektiğini söyledi.